|
|
|
|
|
Merter Markalar Birliği Dünya`ya MOL Markası ile çıkıyor... |
 |
MMB Koordinatörü Oktay Özdemir:
“ Kriz. Türk tekstil sektörü için yeni bir umut kaynağıdır”
"MMB çatısı altında toplanan ortaklar, maliyette indirim, AR-GE’de ucuzluk, üretimde ise süper kaliteyi buldu"
|
 |
Merter Markalar Birliği (MMB) uzun bir çalışmanın ardından kendi markasını “MOL” u yarattı.
İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyen Merter Markalar Birliği Yönetim Kurulu, birliğin teşkilatlanmasını tamamladığını belirterek, birlik üyelerinin ürünlerinin pazarlanacağı ilk MOL mağazasının Kurtköy’de bulunan Atlantis alış- veriş merkezinde, Avrupa’da ise İsviçre’nin Bern kentinde hizmete gireceğini bildirdi.
Toplantının açılışında konuşan Birlik Genel Koordinatörü Oktay Özdemir, Birliğin kendi markasını yarattığını belirterek, birliğin çatısı altında bulunan firmaların, Mol markası ile üretim yapacağı ve kendi mağazalarında perakende ve toptan olarak satılacağını bildirdi.
Özdemir, Atlantis alış- veriş merkezinde açılacak olan mağazanın 3000 metre karelik bir alanda, 12000 ila 15000 arasında farklı modelin sergileneceğini belirterek, ürünlerin 1,5 YTL’den başlayan fiyatlarla satılacağını anlattı. Partnerlerine Franchaise de verebileceklerini belirten Özdemir, Bern’de yapımı süren MOL mağazasının 12.000 metre karelik bir alanda Avrupalı müşterilerine hizmet vereceğini buradan da hem perakende hem de toptan olarak satış yapılacağını kaydetti.
Üçüncü MOL mağazasının Almanya’da açılmasının hedeflendiğini ifade eden Özdemir, bu mağazanın da en az 3 bin metre karelik bir alanda kurulacağını anlattı.
MOL mağazalarının müşterilerine yerine teslim hizmet vereceğini de ifade eden Özdemir, MOL mağazalarında Türkiye’de üretilen her her çeşit malın yer alacağını ifade ederek, “ mağazalarımızda , konfeksiyondan, terliğe, parfümeriye kadar Türkiye’de üretilen her çeşit ürün raflarda yerini alacak. MOL markalı ürünlerde kalite ön planda olacağı için bir vazgeçilmez marka olacaktır. Çok az bir karla da satılacağı göz önüne alınırsa, tüketicinin tercih sebebi olacaktır” dedi.
Özdemir, bakanlıktan teşvik istemediklerini sözlerine ekleyerek ,” Bakanlıktan teşvik istemiyoruz, Türkiye’nin tanıtımına önem versinler. Biz MOL mağazalarından satılan ürünün karından, yüzde 3 lük bir kısımı, Türkiye’nin tanıtımına harcayacağız” şeklinde konuştu.
Özdemir, Dünyayı saran Global krizin, Türkiye için bir fırsat olduğunu belirterek, Birlik üyelerinin, birlik çatısı altında maliyetlerini düşürdüğünü, AR-GE’de, modelde ucuzluğu yakaladığını, üretimde ise kaliteyi ulaştağını anlattı.
Özdemir, 240 firmaya ulaşan birlik çatısının cirosunun ise 3 milyar dolara ulaştığını hatırlatarak, " MMB,türkiye`yi büyük bir fabrikaya çevrimşitri. müşteriden gelecek 50 adetten 20 milyon adete kadar talebe en kısa sürede cevap verecek bir kapasiteye sahiptir. Bugün kaybettik dediğimiz avrapa pazarının halen yüzde 5`inde bile yokuz. Bu krizi fırsat bilip, gücümüzü göstermeliyiz. 100 bin euro`nun üzerinde sipariş verecek firmalara verilen modellerin, başka firmalara vermiyoruz" dedi
Özdemir, türkiye`n9i9 2013 yılında Avrupanını markası olacağını hatırlatarak, MBB çatısı altındaki firmaların 2009 yılı sonuna kadar sipariş aldıklarını duyurdu.
MMB Yönetim Kurulu Başkanı İdris Akdoğan da toplantıda yaptığı konuşmada, Tüm dünyada yaşanan krizin ,sektör için, Türkiye için bir fırsat olduğunu belirterek, " Yaşanan kriz, bizi değil rakiplerimizi vuracaktır. Çünkü, Türkiye, bugün potansiyelinin ancak yüzde 1`ini kullanmaktadır. Bu krizden faydalanıp, Türk ihracatçısının dünyaya açılması dış pazarlarda
yeni yerler edinmesi gerekiyor. AB de hükümetlerin açtığı ihaleler 4 yıl sürelidir. Ama bugüne kadar hiç bir Türk firması bu ihalelere girmemiştir. Türk üretiçisi bu ihalelere girebilecek güçtedir. Biz MMB olarak bunun üstesinden geleceğimiz kanatindeyiz. Hedefimiz 2023 de Türkiye`nin ihracatı kadar ihracat yapmak"dedi.
TÜRKİYE ‘Yİ SEVMEK TÜRKİYE’DE ÜRETMEKTİR…
Tekstil sektörünün bugün Gaziantep, Denizli, Ankara, Kahramanmaraş gibi Türkiye’nin birçok ilinden MMB çatısı altında toplanmak için başvurduğunu hatırlatan İdris Akdoğan, "Ülkemizin yatırıma ihtiyacı olduğu bir dönemde, Türk sanayisinin başka ülkelere akışı bize çok doğru gelmiyor. Hele bu sanayi katma değerini taban kesimine yansıtıyorsa ve bugün Türkiye daha üretime doymamış, maksimum kapasite ile çalışmamış ve verimsizlikleri ile ciddi bir mücadele etmemiş iken. Ülkemiz gelişmiş bir ülke seviyesine çıkmış olsa ve üretim kapasitesini doldurmuş olsa, tabii ki yurtdışı üretime sıcak bakabiliriz. Ancak bu bizim için şimdilik çok uzak.
Çalışanını kaybetmiş bir sektörün dünyanın hiçbir yeri ile rekabet etme şansı yoktur. Sektörümüz çalışanını yeniden kazanmalıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar sistemsiz şirketin ayakta kalma şansı yoktur. Bu yüzden asıl gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz. En büyük 2 temel sorunumuz bulunmaktadır;
• Kirlilik
• Verimsizlik
Bu 2 etken çıplak maliyet üzerine %50’lik bir yük getirmektedir. Bu 2 sorunla doğru mücadele edersek,
Ülkemizdeki koşullar ne olursa olsun dünyanın her ülkesi ile rekabet edilebilir.
Türkiye’nin yarattığı tek marka Türk işçiliğidir. Bunu da öldürürsek elimizde başka bir şey kalmaz.
Ve biz Merter Markalar Birliği olarak bunun için bir araya gelerek bir hareket başlattık, dünyaya sesleniyoruz, "TÜRKİYE ‘Yİ SEVİYORUZ,MEK TÜRKİYE’DE ÜRETİYORUZ". Türkiye’ de üretimi yaşatmak amacıyla elele verdik.
• Ortak Verimlilik
• Ortak İnsan Kaynakları Sistemi
• Ortak inivasyon
• Ortak akışkan maliyet sistemi
ile Uzakdoğu ülkeleri ile başabaş maliyeti yakaladık.
Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye sanayisi bir kişi veya kurumun istediği yere götürebileceği temelsiz bir sanayi değildir. Artık Türk sanayisinin ve tekstil sektörünün yeni anlayışlara ihtiyacı vardır. Bugün sektörde başarısızlık için ekip çalışması yapılmaktadır.
Kimse merak etmesin, biz buradayız, burada üreteceğiz, gidenler gittikleri gibi gelemeyecekler. Çünkü o zaman Türkiye’nin yeni üreticileri oluşacak.
Bugünkü problemlerimizi çözmek için kurumsal kaygılarımızı ve kişisel sorunlarımızı bir kenara koyarak tek çare olan, samimi ve verimli bir çalışma performansı ortaya koymak zorundayız. Ülkemiz şu anda çok önemli bir süreçten geçmektedir. Firma ve markalarımız sürdürülebilir bir gelecek için işbirliği ve güç birliği yapmak zorundadır. Artık bireysel hareketlerle küresel ekonominin içinde yaşamak çok zorlaşmıştır. Bu nedenle hepimiz elele verip Türkiye’ de üretimi canlandırmak için mücadele etmeliyiz.
Türkiye’nin Uzakdoğu, Mısır vs. ülkelerle rekabet edebilmesinin önünde 2 temel set bulunmaktadır
• Şirket yapılarımız
• Ülke koşullarımız
Ülke koşullarını iyileştirmek bizim kontrolümüzde değil ama şirketlerimizi yeniden yapılandırmak bizim elimizde;
*Türkiye gelişmekte olan bir ülke olduğu için koşullar ve teknik alt yapısı diğer ülkelerden çok daha iyi ve güçlü durumdadır. En büyük sorun bunun farkındalığının düşük seviyede olmasıdır.
*Şirketlerimiz kendi iç bünyedeki sorunlarını çözüp kurumsallıklarını başarabilmeleri durumunda dünya çapında markaları oluşturacak ve her alanda rekabet güçlerini arttıracaklardır.
Şirketlerimizin mücadele etmesi gereken ana sorunlar;
• Verimsizlik
• Kirlilik
• Türk tipi insan kaynakları
• Türkçeleşmiş kurumsallık
• Ar- ge, inivasyon ( Pozitif belirsizlik )
• Birlikte hareket stratejileri
Türkiye doğru sistem ve yapılarla dünyanın en iyi üretim merkezi olabilir. Bizler buna gönülden inanıyoruz.
Ülkemizin Dünya ile sanayi rekabeti için, öncelikle şirketlerimizin iç yapılanma ile ilgili sorunlarını çözmeleri gerekmektedir. Bu yapılanma ile ilgili çözümleri şirketlerin tek başına yapabileceği dönem çoktan sona ermiştir. Bu ancak ve ancak çoktan işbirliği ve güç birliği yapılarak çözülebilir. Bunları başarmak için Türkiye’nin koşullarında geliştirilmiş Türk insanının yapısına uygun kopyala yapıştır sistemleri örnek almayan Türk Kalite Sistemini hayata geçirerek Dünya ile rekabet edebilecek noktaya gelebiliriz.
Bu amaçla tekstil sektöründeki firmalar bir araya gelerek bütün dünyaya tek ses olarak haykırıyoruz. Türkiye, dünyanın en uygun üretim merkezi, tek markamız da “Made in Türkiye” yi MOL adı altında dünya ölçeğinde bir marka yapmak hedefindeyiz.
Devletimiz markalaşma sürecinde olanlara çeşitli teşvikler vermektedir. Ama maalesef bundan faydalananlar Türk kalitesi deyip yurtdışında üretim yapmaktadırlar. Markalaşma sürecinde teşvik alanların, sadece Türkiye’de üretmesi gerektiğine inanıyoruz. Türk Quality`i sadece türkiye7de mal üretenlere verirlerse, bizde bu ünvanı kabul ederiz.
Çözüm içimizde, bunu başaracağız. Tekstilde kriz yok, kir-iz var" diye söyledik. Türk tekstil sektörünün daha hızlı, kaliteli ve esnek olduğu, birlikte hareket edeceği, ortak insan kaynakları, ortak verimlilik sistemi ile Türkiye’de üreten fabrikalarla işbirliği yapacağı, sektörün orta ölçekli hazır giyimcilerinin "Akıllı Toptan Sistemi" ile büyük ölçekli siparişler vereceğini söyledik nitekim de bunu başardık. 2009 sonuna kadar sipariş almış durumdayız. Geliştirdiğimiz işbirliği sistemi ile fiyatta Uzak Doğu ile rekabet avantajını sağlayacağız. Tüm dünya markalarına sesleniyoruz; dünyada güçlü olmak için Türk tekstil üreticisini kullanın. MMB’nin bu birikimini ve projesini tekstil sektörüyle paylaşacağız
Neden MMB’ne gerek duyuldu?
Ülkemizin en önemli sorunu Dünya çapında markalarımızın olmayışı ve markalaşma sürecinin bir yol haritasının bulunmayışı…
— Sadece Reklam
— Sadece Ürün Tanıtımı
— Sadece Kritik Noktalardaki lokasyon veya uygun fiyat, kaliteli üretim, iyi hizmet yaparak markalaşmanın olacağı düşünülmektedir.
Ama günümüzde bunlar zaten olması gereken asgari koşullardır. Bizler insanlarımızın satın alma gücünün düşüklüğünden dolayı sorunlar yaşadığımızı düşünürken aslında başka global markalar bu problemleri yaşamamaktadır. Çünkü bizler kendi markalarımızın satın alma psikolojisini yıllardır oluşturamadık. Bunun için yeni bir yaklaşıma, yeni bir düşünce tarzına, yeni bir felsefeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Yıllardır yapılanlar ve mevcut tecrübelerin bizi dünya ölçeğinde bir noktaya götürmediği aşikârdır. Bunun için Türkiye’nin tekstil sektöründe eski gücüne kavuşması, global markalara karşı ortak, etkili, sadece söylemde olmayan gerçekçi bir yapılanma birliği için bir başlangıç yapılmıştır.
Diğer yapılardan farkı nedir?
Bu yapılanma çok farklı özellikler ve nitelikler taşımaktadır;
• Ortak verimlilik merkezi
• Ortak tedarik sistemi
• Üretimle bütünleşik dizayn alanları
• Türk sanayisinin gerçeklerine göre Türkleşmiş eğitim ve organizasyon yapıları
• Başkalarının yapmadığı yeni ilkler
• Kimseyi taklit etmeme
• Ortak güçlü hareket ortak satış alanları ( Akıllı toptan )
• Birlikte gerçekleşecek toplumumuzun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak geliştirilecek sosyal sorumluluk projeleri
• Made in Türkiye sunum merkezi
• İçerisine sadece hazır giyim markaları değil, kumaş, aksesuar ve tekstilin, kozmatik, bijüteri vs.gibi çeşitli kollarında olan, markalaşmaya müsait firmaları olacağı ortak etiket ve sunum sistemi geliştirildi. Dünya’ya ham maddesinden hazır giyimine kadar Türk marka bilincini oluşturmak amacıyla gelişmiş bir proje hayata geçirilmiştir.
• Ayrıca yerel yönetimle geliştireceği yeni projelerle örnek teşkil etme hedefindedir
MMB’nin misyonu
Yeni, farklı, hızlı olmak ve yeniden Türkiye’ yi canlandırmak,
Türkiye’nin yeni marka gücü olma hedefindedir.
Politikamız Pozitif Belirsizlik;
Sürekli yeniliklerle bütün Dünya’nın gözünü MADE İN TÜRKİYE’NİN üzerine yoğunlaştırmaktadır.
MMB’ NİN YENİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
NEDEN TEKSTİL SEKTÖRÜ
Kronik bir sorunun çözümünün bugünkü dünyada hızlı, fazla çaba gerektirmeyen çözümlerle olması gerekmektedir. Çünkü sorunları çözerken aynı anda gelişmelerden ve hızlı değişimlerden uzak durmamak gerekir. Tekstil sektörü hızlı adaptasyon sağlayan, kısa süreçli eğitimlerle eleman yetiştirilebilen, aynı anda gıda gibi insanın temel ihtiyaçlarını karşılayan bir sektördür. Türkiye’nin işsizlikle mücadelesinin aspirin çözümüdür. Sektör aynı anda üretim anlamında bizde bir kültür oluşturmuştur. Türkiye’nin demografik yapısına bakıldığı zaman en uygun tekstil sektörüne uyum sağlayabilir. Bunun için tek çözüm tekstil sektörünün yeniden yapılanmasıdır.
Amaç sektörü özel alandan sanayi alanına, atölyeden kobiye, kobiden dev markalara dönüştürmektir.
Sektörün önünü açacak bu yaklaşımlar sağlanırsa Türkiye markalar cenneti olacaktır.
Son olarak;
—Türkiye markasının bütün Dünya’ da tanıtımı yapılmalı, Türkiye’ de üretimle birlikte, Türk markası bilinci oluşturulmalıdır. Çünkü bu konuda yeterince kendimizi anlatamadığımız için birçok potansiyel pazardan faydalanamıyoruz
— Çevremizdeki ülkelerle gümrük ve ulaşım noktasında anlaşmalar yapılmalı. Bu konuda büyük sıkıntılar mevcuttur. Örnek olarak Rusya’ya 1 kg hazır giyim ürünü için 7$ seviyesinde gümrük ödemesi yapılmaktadır. Bu devletimizin en önemli görevidir.
İTO meclis üyesi ve Sirteks Yönetim kurulu Başkanı Yahya Uğur da konuşmasında, Başta İTO Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş olmak üzere, Sektörün MMB`nin arkasında olduğunu belirterek, " Ben de gelişmeyi olumlu bulduğum için, çalışmaların içinde yer aldım. Bugün geldiğimiz nokta da bu uğraşımızın boşuna olmadığını bir göstergesidir" dedi.
Toplantıya katılan MESİAD Başkanı Ercan Tan,MMB`nin kendi içlerinden çıkmasının sevindirici olduğunu belirterek, tüm gücümüzle hareketi destekliyoruz ve projenin içinde yer alıyoruz " dedi
Atlas yatırım yönetim kurulu Başkanı Hasan basri Özkök, Domino Danışmanlık Genel Koordinatörü Serdar kaya, Revak Genel Müdürü Belgin Bilgiç de toplantıda birer konuşma yaptı.
|
 |
|
Bu Haber'e yazılan Yorumlar |
|
Bu habere henüz yorum yazılmamış... Tıklayın, ilk yorumu yazan siz olun... |
|
Bu Kategorideki Diğer Haberler |
|
- Bir Yazar 3 Kitap... |
|
- Turing El Sanatları Çarşısı’nda Türk motifli porselenler |
|
- Akdeniz üniversitesi mezunu Çağrı Bekmezoğlu, 13. dünya iş kongresi’ne katıldı |
|
- İTHİB`de seçime az bir zaman kala saflar belirginleşiyor... |
|
- Taşköprü, Türk Turizminde 2`nci Efes Olma yolunda... |
|
- Emekli oldum deyip, köşesine çekilip kalmadı… |
|
- ATATÜRK’LE 85 GÜN FOTOĞRAF SERGİSİ |
|
- Küçük bir KOBİ olan Atölye Kolaj, hem üretiyor, hem pişiriyor hem satıyor. |
|
- Sanal Müzeli Havza… |
|
- Merter Markalar Birliği Dünya`ya MOL Markası ile çıkıyor... |
|
- Fethiyeli şair, yazar Ünal Şöhret Dirlik, yüreğindeki sevgiyi paylaşıyor |
|
- Tokat ve çevresindeki iller, Karadeniz’in Çukurovası’dır... |
|
- MESİAD`dan Tekstil Müzesi |
|
- 1. Uluslararası Yalova Sanat Buluşması... |
|
- Bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırı |
|
- Turizmin uyuyan devi “Ekolojik tatil” |
|
- Türkiye`de turşular, hem sertifikalı hem de marka tescilli oldu... |
|
- Hoş geldin 2008 |
|
- İTO`dan eğitime destek... |
|
- Fıtık ameliyatına kansız darbe... |
|
- Dünyanın neresinde Türk varsa, orada Uludağ Gazoz vardır... |
|
|
|
|
|