Yalova Belediye Başkanı Barboros H.Binicioğlu, 1.Uluslararası Yalova Sanat Buluşması nedeniyle Yalova`da bulunan sanatçilara Atatürk`ün yürüyen koşku olarak bilinen, köşkü gezdirerek bilgi verdi.
Çiftlik içinde bulunan daha sonra belediyeye devredilen ve işadamı Ahmet Çalık tarafından aslına uygun olarak yenilen Köşk, bu gün müze olarak gezilebiliyor.
Binicioğlu, daha önce harap halde bulunan binanın aslına uygun olarak bakımın yapıldığını hatırlatarak,içinde bulunan eşyalarında Atatürk`ün kullandığı eşyalar olduğunu söyledi. binici oğlu, binanın Belediye`ye devrinden sonra sahilden bir yürüme yolu açıldığı ve yapılan sosyal tesislerin halkın kullanımına açıldığını , buraya gelmek isteyler için iskelem meydanından ücretsiz payton seferleri düzenlendiğini bildirdi.
-Yürüyen möşkün hikayesi...
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, tarımda modern teknikleri kullanılması, çevre üreticilere örnek olması ve onların nitelikli fidan, fide, damızlık ihtiyaçlarının karşılanması için kişisel mülki olan Yalova’nın doğusundaki ‘Millet Çiftliği’ni bu amaca uygun olarak düzenletmiştir. Çiftlik içinde, deniz kıyısında, ikameti için 1929 yılında bir çınarın yanında iki katlı mütevazi bir köşk yapılmıştır.
‘Yalova Benim Kentim’ diyen Atatürk Yalova ile yakından ilgilenmiştir. Yalova’ya 1936 yılındaki gelişinde Millet Çiftliği’ndeki köşkün pencerelerini zarar vereceği için yanındaki çınarın dalını kesileceğini öğrenir. Ağacın bir dalının bile kesilmesini istemeyen Atatürk köşkün ağaçtan uzaklaştırılmasını ister. Görev İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi’ne verilir. Sorumlu baş mühendis Ali Nuri (ALNAR) binanın temellerini açtırır. Temellerin altına zor ve çok yavaş ta olsa raylar döşenir. Bina rayların üzerinde doğuya doğru 4 m kaydırılır. 11 Ağustos 1936 günü yapılan bu işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (ATADAN) Hanım, Affet (İNAN) Hanım, Yunus Nadi (ABALIOĞLU), Muhafız K. İsmail Hakkı (TEKÇE), Yaver B.N.B. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler.
Atatürk 11 Haziran 1937’de şahsına ait bütün taşınamaz mallar gibi bu Köşkü de Türk Milletine bağışlar.
Diğer tüm köşkler gibi ‘Yürüyen Köşk’de halen müze olarak korunmaktadır.
Atatürk’ün bir dalının bile kesilmesini istemediği Ulu Çınar ve yanındaki köşk, ağaç sevgisi ve çevre bilincinin de bir anıtı olarak ziyaretçilerini beklemektedir.
Yürüyen Köşk ‘Atatürk bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’ arazisi içindedir ve Enstitü Atatürk’ün 1920`li yıllarda gösterdiği Türk Tarımın ileri tekniklerle donatılması amacı doğrultusunda bilim, hizmet ve nitelikli materyal üretim amaçlı hizmetlerini sürdürmektedir.
Atatürk`ün kestirmediği Çınar ağacının O dalı,Ata`nın ölümünden sonra kendiliğinden kurumuştur.