Tunus 3000 yıllık tarihi ile medeniyetlerin keşistiği Akdeniz’e açılan bir cennet ülke konumundadır. Tunus zengin tarihinin yanısıra, renkli bir coğrafyaya sahiptir. Güneyde Sahra’nın sapsarı kumlarından başlayan ülke, kuzeye doğru yeşillenir. Denize yaklaştıkça renkler değişir ve Afrika ruhu yerini, tipik Akdenizliye bırakır.Kilometrelerce uzanan zeytin ağaçları, hurma ağaçları, üzüm bağları, palmiyeler ve yasemin çiçeklerinin vazgeçilmez kokusu; toprak ve bitki örtüsünün zenginliği ile birlikte çölün yalnızlığı, turizmin kazandırdığı cıvıl cıvıl sahillerde unutulur. Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak göterilen Tunus’ta bulunan bir çok uluslararası 5 yıldızlı otel ve tatil köylerine, dünyanın her köşesinden her yıl sayısız turist akın eder.
Tunus kentlerinde Osmanlı izlerinin ve Arap özelliklerinin yanısıra, günümüzün çağdaş ve modern yaşamını görmek mümkündür. Ülke 1300 Km’yi bulan ince kum plajları, golf meraklıları için golf sahaları, sahilin çeşitli bölgelerine dağılmış olan dalış merkezleri, Casino’ları ile tam bir turizm cennetidir.
Eğer Tunus’a gitmek isterseniz, İstanbul’dan her gün tarifeli olarak kalkan ve 2 saat 20 dakika süren bir uçak yolculuğu ile gidebilirsiz. Tunus’a THY’nin yanısıra Tunus Havayolları da uçuyor.
ALIŞ – VERİŞ
Ülkenin önemli kentlerinden biri olan Kairouan’nın ünlü halılarından, Nabeul’ün seramik ve çömleklerinden, Sidibousaid’in işlemeli mücevherlerinden geleneksel kıyafetlere kadar tüm çarşılar bir el sanatları cennetidir. Tunus’un zeytinyağı, hurması, bademli tatlıları, şarapları ve özellikle hamurişleri tadılması gereken lezzetlerdir. Yerel olarak üretilen bira ve şaraplar, turistlerin büyük ilgisini çekerken, ülkeye has iki çeşit otantik likör de unutulmamalıdır. Bunlardan birisi, damıtılmış incirden üretilen boukha, diğeri ise, hurmadan üretilen thibarine’dir.
Halkın yoğun olarak tükettiği lagmi, palmiye ağacının özsuyundan elde edilir. Ancak bu leziz içkinin bulunması güçtür. Arap kahvesinin yanında naneli yeşil çay ise en fazla tüketilen alkolsüz içecektir.
Kuzey Afrika’nın vazgeçilmez yemeği olan kuskus, Tunus’ta, balık, kuzu eti ve sebze ile sunulur. Ülke deniz ürünleri açısında tam bir cennettir.
Tunus’ta bahşiş vermek bir adettir. Bahşiş oranı ise, aldığınız servise bağlı olarak % 5 – 10 oranındadır.
Yaklaşık 10 milyon nüfusun çoğu Arap kökenli olmakla birlikte, bu nufus, güneyden gelen berberilerle karışmıştır. Resmi hafta tatili Cuma günüdür. Ülkenin başkenti aynı adı taşıyan Tunus’dur. Geçmişi binlerce yıla uzanan Kartaca ve onun sahillerinde yeralan Sidibousaid kasabası ülke turizminin gözdesi iki turistik merkezdir. Akdenize uzanan Capbon burnu başta portakal olmak üzere limon ve yasemin ağaçlarıyla bezelidir. Ünü tüm dünyaya yayılmış olan kırmızı acı biber salçası harissa’yı başka bir yerde bulmak olanaksızdır.
Antik adı Neapolis olan Nabeul el sanatları ile ünlüdür.
Adını kökeni “hamam”dan gelen Hammamed, başkent Tunus’a yalnızca 65 Km. uzaklıktadır. Görülmesi gereken diğer kentleri ve antik merkezleri ise şunlardır: Bullaregia, Dougga, Kairouan, Sousse, El Kantaoui, Skanes, Monastir, Mahdia, El Jem, Djerba Adası ve Matmata.
TARİHÇE
Tunus’un ilk yerlileri Berberiler ve Fenikelilerdir. M.Ö. 814’de Elyssa olarak da bilinen Kraliçe Didon tarafından yönetilen Kartaca’nın kurulması, hızla gelişen ve kuşkusuz büyük bir güce sahip bu sitenin gidişatı Roma’yı rahatsız etmiş ve bunun sonucunda M.Ö. 264 – 146 yıllarında Hanibal’in develeri ile yaptığı fantastik yolculukla ünlenen Kartaca, Romalılara karşı yaptığı üç savaş sonunda da yenik düştü. Roma, Bizans, Osmanlı ve Fransız egemenliğinden sonra, 20 Mart 1956 tarihinde modern Tunus’un temelleri atıldı. 25 Temmuz 1957’de Tunus Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla Habib Bourguiba, ülkenin ilk Devlet Başkanı oldu.
Ne anlatılırsa anlatılsın, bu gizemli ve rekli ülkenin mutlaka görülmesi gerekir. Cennet Tunus’a gitmek için fazla bir paraya da ihtiyaç yok. Her keseye uygun seçenekler sizleri bekliyor. O halde haydi Tunus’a.....