İstanbul Ticaret Odası`nda çalışmasının ilerleyen yıllarında masasında baktığı,
deniz kenarında bahçe içindeki bir evin resmi, emekli olduktan sonra, onun Antalya`ya
yerleşmesine sebep oldu.
1973 yılında Buzuki çalmaya başlayan Ali Özen, 2006 yılında bir hayal aşkı sebebiyle,
``Deniz Kızı`` isimli ilk bestesini yaptı ve Buzuki Ali olarak müzik camiasında ve İnternet
Paylaşım sitelerinde tanınmaya başladı.
Ali Özen, annesinin her zaman dediği gibi ``Sen bir doktor oğlusun. Baba mesleğini seçmelisin``
sözlerine rağmen, bugüne kadar doktorluk mesleği yerine müzikle iç içe yaşadı. İstanbul Ticaret Odası`nda çalışmasının ilerleyen yıllarında, masasında baktığı, deniz kenarında bahçe içindeki bir evin resmi,1992’de emekli olduktan sonra, onun Antalya`ya yerleşmesine sebep oldu.
Şarkı söylemekten büyük keyif alan Ali Özen’i tanıyan herkes ona sesinin güzel olduğunu söylüyordu. Hatta ilkokul öğretmeninin, imtihanlarda ``sen sadece bir şarkı söyle, yeter`` dediğini hiç unutmayan Ali Özen, 1967 yılında, Milliyet Gazetesi`nin düzenlediği Türkiye Liselerarası Hafif Batı Müziği yarışmasında, solistliğini yaptığı Haydarpaşa Lisesi Türkiye 2’ncisi oldu.
Okul hayatından sonra 1971’de askere giderek vatani görevini yapan Ali Özen, İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) işe başladı.
İTO`dan 1992 yılında emekli olan Ali Özen aynı yıl Kültür Bakanlığı`nca Taipe’de (Taiwan) düzenlenen bir gecede, Selçuk Alagöz ve Kardeşleri ile unutulmaz güzellikte bir konserde sahneyi paylaştı.
1973 yılında Buzuki çalmaya başlayan Ali Özen, 2006 yılında bir Hayal Aşkı sebebiyle,
``Deniz Kızı`` isimli ilk bestesini yaptı ve Buzuki Ali olarak müzik camiasında ve İnternet
paylaşım sitelerinde tanınmaya başladı.
``Deniz Kızı`` bestesi, hasapiko-sirtaki ritmiyle Ege müziklerini andırdığı için, çok sevdiği
bazı şarkıları Yunanca okuduğu ve Demo olarak yaptığı bir CD`de topladı. Bu CD`de,
Deniz Kızı bestesinin Yunancası ``Gorgona`` ve Ruscası ``Rusalochka`` da bulunuyor.
Hayatının en faal ve en güzel yıllarını geçirip emekli olduğu İTO`da, beraber çalıştığı arkadaşlarına
``Deniz Kızı`` CD`sini bizzat hediye edip, desteklerini rica etti.
DAİMA HATIRLANMAK İSTERİM
Ali Özen’in hedeflerinden bir tanesi ``Deniz Kızı``nı takip eden 20`ye yakın bestelerine devam etmek ve daima hatırlanmak..
Antalya Fotoğraf Kulübü’nün başkanı Sayın Aykut Sarıyıldız, Ali Özen’i kulübe üye yapar ve bestelerini internet sitelerinde tanıtmaya başlar. Ali Özen, kulüp üyelerinin hepsini çok sevdiğini söyleyerek birinci kuruluş yıldönümü için Anfork Marşı’nı besteler ve kulübe hediye eder. www.anfok.com
Antalya Fotoğraf Kulübü’nün bir kısım üyeleriyle birlikte, 2365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı`nda marş ile ilgili bir klip çekimi yapıldığını hatırlatan Özen şöyle diyor:
“Bestelediğim şarkılar, hiçbir yerde satılmaz. Bana ait olmayan şarkılar, sadece tanıtım amaçlı. Antalya’nın en yüksek kıyı dağı olan Tahtalı’daki bu güzel saatler, bazı basın-yayın organları ile okurlarına duyuruldu. 1997`de Antalya ETV`de canlı programa çıktım. Zaman zaman TV programları oldu ve hala devam ediyor. ”
Babası doktor, kendisi ise müzisyen olan ve İTO’dan emekli Ali Özen ile ilgili www.aliozen.com, www.buzukiali.com, www.akillitv.com, www.izlesene.com, www.google.com.tr,
www.facebook.com sitelerinden bilgi edinilebilir.
Cazibe Ulutaş’ın yorumu:
“İÇİMİZDEKİ YETENEKLER DEĞERLENDİRİLMELİ”
Ali Özen ile İstanbul Ticaret Odası’nda on yıl farklı servislerde çalıştık. İTO’da çalışan müzisyen böyle birkaç tane daha arkadaşımız vardı. Fakat bu kadar yetenekli ve güzel müzik yaptıklarını yöneticilerimiz de dahil kaç kişi biliyor? Dilerdim ki böyle arkadaşlarımızın yetenekleri bir şekilde değerlendirilsin. Geçtiğimiz yıl İTO Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, İTO üyesi Musikişinas Tüccarlar adına bir gece düzenledi, böylece bizler de musikişinas tüccarların kaliteli müzik yaptıklarını öğrenmiş olduk. İTO’nun, aynı duyarlılığı emektar müzisyen memurları için de düzenlemesini temenni ederim. Bildiğim kadarıyla müzikle haşır neşir olan arkadaşlarımız da var.
2009 başından bu yana emeklilerin köşesine çekilip oturmadığını bilakis çalışırken yapamadığı işleri büyük bir keyifle dünyaya yeniden gelmiş gibi yapmaya çalışmaları insanları daha dinamik tutuyor ve hayata daha çok bağlıyor. Ne yazık ki ülkemizde emeklilik, her şeyden elini ayağını çeken köşesinde torun bakan yaşlı bir kişi gibi algılanıyor. Oysa 4 aydır İTO emeklileri ile bir araya geldiğimiz toplantılarda arkadaşlarımızın birçoğunun faal ve güzel işler yaptığını gördük. Hepimiz duygulandık. Bundan sonra da bir araya gelerek birbirimize destek olacak, sinerjimizi yayacağız. Bu dünyada herkesin mutlu, huzurlu ve sevgi dolu bir ortamda yaşamaya hakkı var. En azından biz bunu paylaşacağız. Bu devirde aranan gerçek dostlara hepimizin ihtiyacı var. Ali Özen’in şu cümleleri ile yorumumu tamamlamak istiyorum:
“Çalışırken emeklilik hep düşünülür. Sadece sabah erken kalkmamak, istendiği gibi dışarıda rahat dolaşmak, senelik izni beklememek ve kimseden emir almamak, v.s... Hani hatırlarsın.. çalışırken ‘ben olmasam bu işleri kimse bitiremez’ düşüncesini... Emekli olanların işleri kaldı mı? İlk başlarda zaman zaman kulaklar çınlar, sonra hatırlanmazlar bile... Aslında yazacak çok şey var da.. Herşey için çok teşekkür ederim.”
Bundan sonra da www.haberkoprusu.com sitesinde Ali Özen arkadaşımız gibi diğer arkadaşlarımızın çalışmalarını tanıtmaya devam edeceğim.
Ali Özen kimdir?
2.12.1947`de Fatma Talat ve Dr. Vedii Özen`in en küçük oğlu olan Ali Özen’in hayatı her zaman müzik oldu. Sesi güzel olan Ali Özen, İlkokul Öğretmeninin, imtihanlarda ``Sen bir şarkı söyle, yeter`` demesini asla unutamaz. 1967 yılında, Milliyet Gazetesi`nin düzenlediği Türkiye Liselerarası Hafif Batı Müziği yarışmasında, Türkiye 2’ncisi olan Haydarpaşa Lisesi`nin solistliğini yapar. Memurluk hayatından sonra 1992 yılında emekli olan Ali Özen, kendini tamamen müziğe adar. Kültür Bakanlığı`nca Taipe’de i (Taiwan) düzenlenen bir gecede, Selçuk Alagöz ve Kardeşleri ile unutulmaz güzellikte bir konserde sahneyi paylaşır. Antalya’ya yerleşen ve buzuki konusunda aranan müzisyen olan Ali Özen, Ege’nin karşı sahilindeki komşulara kadar sesini duyurur. Özel marşlar yapar, klipler çeker. Evli ve bir kız çocuğu sahibi olan Ali Özen’in en büyük arzusu İTO’da çalışan ve emekli olan arkadaşları için güzel bir konser vermek, içindeki enerjiyi arkadaşları ile paylaşmak, ilgi ve destek görmek.